Kategorisi | Haberler, Yazarlar

YENİ SEZONA DOĞRU

YENİ SEZONA DOĞRU

BAHATTİN YÜCEL / Giriş sayıları ve gelir açısından kötü denecek kadar verimsiz geçen 2017 Sezonunun ardından, bir bölümü zorlama izlenimi uyandıran hayli iyimser beklentilerle 2018 yılına girdik.

Rus Pazarında sağlanan sayısal artışın dışında, özellikle AB ülkelerinde uğradığımız kayıplar, izlenenDış Politikaya verilen tepkilerden kaynaklansa da, Dünya sıralamasında önemli bir yerde bulunan Türkiye’nin, giderek farklı bir talep segmentine sürüklendiği görünüyor.

İsimlendirmek gerekirse; rotanın “ucuz Güneş, Deniz ve Kum Merkezi” yönünde olduğu rahatlıkla söylenebilir. Aslında daha önce AB ağırlıklı olan hedef Pazar bu kez Rusya ve bazı Ortadoğu ülkeleriyle sınırlanıyor, diyebiliriz.

İsterseniz bu konuyu biraz açalım.
Almanya başta, kıta Avrupasının çoğu ülkesinde, paket tatil programlarına talep, Temmuz ve Ağustos aylarına yoğunlaşır.

Önce İtalya, sırasıyla İspanya, Yunanistan, Hırvatistan’ın dolmasının ardından, -son iki yıldır- bu aylarda Türkiye, büyük kapasitesi ve baskı altına alınmış fiyatlarıyla, yüksek müşteri portföyüne sahip operatörler için karlılık sağlayan, bulunmaz bir destinasyondur.

Bu yıl Rusya dışında, özellikle İngiltere pazarında gözlenen talep artışını nasıl nedeni işte bu 60 günlük zaman diliminden en üst düzeyde yararlanma isteğinden kaynaklanmaktadır.

Kuşkusuz bu tür bir sağlıksız gelişme sezonun tümünde gelir ortalamasını düşürmekte, Türkiye’nin hakettiği gelirin reel olarak azalmasına yol açmaktadır.

Özellikle Antalya, Dalaman ve Bodrum-Milas Havaalanlarına yönelik tarifeli uçuşların yıl boyunca sürekli olmayışı, İstanbul ağırlıklı aktarmalı uçuşların görece yüksek fiyatlandırılmaları, yatak kapasitesinin yaklaşık yüzde yetmişini barındıran bu bölgelerde, zincirleme ekonomik sorunlara neden olmaktadır.

Öte yandan Batı ile gerilen ilişkiler, bu pazardaki Milli taşıyıcılar ya da başka bir ifadeyle marka değeri yüksekhavayollarının, İstanbul’a düzenledikleri tarifeli seferlerii Iptal etmeleriyle sonuçlanmaktadır.

Bu havayollarının yerlerini düşük fiyatlı “low cost” şirketlerin almaları, henüz sektörün gündeminde yok. Ancak AB pazarındaki kapasiteleri ve yoğun uçuş saatleri yüzünden oluşan, düşük fiyatlarıyla rekabet üstünlüğü sağlayan bu taşıyıcıların, orta vadede THY dışındaki TC Bayraklı şirketleri zor duruma düşüreceklerine hiç kuşku yoktur.

Bu gelişmelerin önceden sezilerek önlem alınması yerine, THY’nın kendisine rakip görmesi yüzünden, özel havayolu şirketleri üzerinde bir tür Ankara baskısıyla, haksız rekabet uygulamasına, daha ne kadar seyirci kalınacağını birlikte göreceğiz. (turizmgazetesi)

Yorum Bırakın

TCMB Döviz Kurları

SATIŞ
ALIŞ
AUD
3.0028
2.9833
CAD
3.0187
3.0051
CHF
4.0909
4.0648
DKK
0.6327
0.6296
EUR
4.7052
4.6967
GBP
5.3090
5.2815
JPY
3.5553
3.5319
KWD
12.6400
12.4770
NOK
0.4866
0.4834
SAR
1.0023
1.0005
SEK
0.4766
0.4717
USD
3.7591
3.7523